26 Temmuz 2013 Cuma

Hey Taksi!


Yok, öyle ahkam kesme niyetinde falan değilim fakat ülkelerin sosyal ve ekonomik durumlarının taksi renkleriyle ilintili olduğunu düşündüm. Seksenler dönemi Türkiye'nin durumunu hatırlasınıza, taksi renkleri sarı değildi. Bu The Özal'la birlikte ortaya çıktı. Genel olarak sevindik mi, evet sevindik. Çünkü ondan öncesi dönemde taksilerde taksimetre olmadığından epey bi kargaşalık vardı ve pazarlığa tabiydi. İstanbul'da taksiye binmek bırrrr hırrrrlarla bitiyordu. 
Evet taksimetre çok iyi bi yönetem ama sarı taksi de neydi? Amerika Newyork'ta sarı taksiyi bile turizm elemanı yapıp, bunu pazarlıyorlar. 
Üstelik bizim gibi Amerikan etkisindeki ülkelerde taksilerini sarıya döndü.



İşte İstanbul nüfusunu ölçmenin bir diğer yolu da sarı taksilerinin çokluğu. Durmadan artan benzin zammına rağmen, deli gibi taksi var İstanbul'da. Güççük Amerika'yız ya, bankadan para çek harca paraları.



Bu da bizim turistik bi şehirden taksi. Her markadan araba mevcut. Ne bileyim hem düzenli hem düzensiz. Biliyorsunuz turistik yerlerdeki taksi şöförlerinin genelde üçkağıtçı olduğunu. Bir keresinde Bodrum'da Torba'ya gitmek isteyen bi turisti İzmir Torbalı'ya götürmüş. Bu yurtdışında da olmuyor mu? Oluyor. İnsan her yerde insan değil!




Yukarıdaki de Hindistan'dan bir taksi. Hindistan'ın kendine has bir ülke olduğunu ve insan emeğinin pek de değerli olmadığını gösteriyor. Bu her ne kadar motorlu bi taşıtsa da, adamların bisiklet gibi çekçeklerle insanlara sürücülük yaptığı taksiler de var.


Yukarıdaki Küba'dan.  Eski model Amerikan arabaları, sanayide üretilmiş hand made yaratıcı arabalar. Sanayi de, kapitalizm de yok. Yeni yeni diye kudurmuyorlar adamlar. Hayatı olduğu gibi en basite indirgeyerek, herkesin mal varlığının eşit olduğu bi şekilde mutlu mesut yaşıyorlar. Tüket tüket tüketttttt diye bağıran bi sistem yok. Taksi bize bunu söylüyor. 




Fransa'dan bir taksi. Ne rengi, ne şekli Amerika'yla alakası yok. Kendine has tarzını korumuş.



Bu da İngiltere taksisi. Evet herşeyi Amerika'ya bağlayan tiplerden olmak istemiyorum ama taksilerin ülkelerin karakterleriyle yakından ilgisi olduğuna inanıyorum.
Umarım anlatabilmişimdir!


4 yorum:

Nalan iyidoğan dedi ki...

belgesel dadında olmuş beğenerek okudum bu arada en yoğun trafik bizdeki galiba gene:Dbana hep sapık taksiciler denk gelir;Dçekiyo muyum nedir anlamıyorum:/özentilik taksi konusunda da var evet,halbuki (çok klasik olacak ama)şu kendi kaynaklarımızı bi kullanabilsek hakkıyla,ne cevherlerimiz var be!

Nerde Trak Orda Bırak dedi ki...

Valla ben çok zorunlu haller dışında taksiye binmiyorum. Metro ya da tabanvay :)Sapık taksiciler çok kötü, biraz, biraz değil epeyce psikopat oluyorlar :( Taksiler Türkiye'nin kendine has kültürünü koruyarak olsaydı, belki ülkede bu kadar Amerikan etkisi altında kalıp, kapitalizmin kölesi olmazdı. Kitchlik her yanı sarmış. Amerika olmadığımız gibi Türkiye'nin eski kendine has özellikleri de heba olup gitti. Çok teşekkür ederim beğenmene :)

Begonvilli Ev dedi ki...

Harika bir yazı. Tipik bir kadın bloğunun ilk sayfasında olmak ne kadar umurunuzda olur bilmiyorum ama bu yazıları daha çok insan okumalı diye düşünüyor ve ilk sayfama alıyorum sizi.

Nerde Trak Orda Bırak dedi ki...

Çok teşekkür ederim. Ne demek ne kadar umrumda olur? Memnun olurum çok. :)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...