3 Nisan 2013 Çarşamba

Ot-landım



Bugün kısmen kısmen otlandım. Sevdim bu otlanmayı. Hayır, inek değilim ama bu otlanma başka bişi.
Metin Üstündağ ekibiyle yeni bi dergi çıkarmış. İsmi OT. Dergi, doğan görünümlü şahin gibi dicem, dergiye hakaret olacak.
Çünkü şahin araba kasası gibi değil.
Mizah dergisi görünümünde edebiyat dergisi. Seray Şahiner (Hanımların Dikkatine) de var, Emrah Serbes de, Hakan Günday'da. Orhan Pamuk-istan notlarını, not halinden, resim haline getirmiş. Epey de keyifli olmuş. İsmin -de halinden, -den haline gelmesi gibi olmuş. Pamuk-istan derken maytap geçtiğim düşünülmesin, İstanbullu notlar gibi geldi biraz.
Daha bi çok yazılar var. Sokak insanları, işportacılar falan. Evet, bağırıyolar, “gelll abla gelll, kaşkola gelll, rozete gelll” diye.
Valla bilmiyorum, cenazede bağırıyorlar mı, ama ünlülerin cenazesine, ölen kişinin fotosu basılı kaşkollar üretiyorlarmış. Severim böyle yaratıcı insanları.
Otlandım, otlandım derken, geçen hafta pazarda tütün tezgahının başındaki kadınlar geldi aklıma. Kiloyla tütün satıyorlar tezgahlarda. Tezgahın başında bi yığın kadın.Esra, esrar mı alıyor lağğnnn? Dedim.
Kısır günü gibi esrar günü yapacaklarmış. Kafalar dumanlı, çekyatlarda yayılmışlar. Ya da şiddetsever kocasına esrar alıyo, kafasını dumanlasın, uyuştursun da, kadın da rahat etsin diye. 
Ne güzel olur şurdan bi hikâye çıkarsam. Nerdeeee? Bi tembelleşme, bi tembelleşme. Ayıp oluyor yahu diyorum.
Valla çok ayıp oluyor. Biraz yaz.
Bi de, şu italik harfler var ya; çok romantik bi ciddiyet hali oluyor. Odun diye yazsam, odun, odun gibi değil de, bir ciddiyet, yazıyı bir Montaigne hali falan saracak. Bak yazıyorum. “odun” Acaba, yazılarımı italik mi yazsam? 
Deliye sarmaya başladım. Beni bu havalar bozdu diyecem, bi yağmur, bi güneş.
Neyse başka bir yazıda buluşmak üzere diyorum. Neylü.


Hiç yorum yok:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...