10 Kasım 2011 Perşembe

İncir reçeli



Geçtiğimiz gece tv de İncir Reçeli isimli filmi görünce sevindim. Hemen ortamı karartıp, sinema salonu havasına soktuk. ''İyi ki sinemaya gitmemişiz bak televizyonda yayınlanıyor'' haline girdik bile...
Filmi izleyince romantik Hollywood filmlerine fazlaca öykündüğünü anladım. Özellikle biz de çok sevilen ''Kasımda Aşk Başkadır'' isimli filme. Aslında bu Hollywood filmi 1968 yılında Herman Raucher tarafından yazılan bir hikâye üzerine kurulmuş. Belirtmeden geçemeyeceğim bir diğer konu da,filmin 2001 yılında Altın Ahududu için, En Kötü uyarlama, En kötü Aktris ve Aktör dalında aday gösterildiğidir.
İşte bu güzel filme öykünmüş! İşte tam da bu yüzden, Türkiye gerçeklerine uzak bir film olmuş.
Her nedense yeni dönem Türk filmlerinde değeri anlaşılamamış ve işsiz sanatçı tipi Galata'da oturuyor. Şimdi Galata'daki evlerin fiyatları ve kiraları göz önüne alındığında, değeri anlaşılamamış, skeç yazarı, sinemacı ya da reklamcı nasıl buraya para yetiştirir ben anlamadım. Anlayan var mı bilmem? Haa evet retro eşya ile oldukça hoş ve şık evler döşeniyor filmin temasına uysa da, senaryodaki işsiz insan tipine ve Türkiye gerçeğine hiç uymuyor.
Gerçekçi bir insan olduğumdan bu gibi konular oldukça gözüme batıyor.
Evet emeğe saygılıyım. Senaristlerin ve yapımcıların da kendilerine ve izleyicilere saygılı olmaları gerektiğine inanıyorum.
Şimdi gelelim bu İncir Reçeli isimli filmin konusuna. Bir kere adam kıza başlarda çok gıcık oluyordu ve tavırları önceleri ağzını burnunu çarpıtmak şeklindeydi. Yani kız bir akvaryumu temizleyip, içine Japon balığı alıp evi daha canlı hale kattı diye mi bütün bunlar? Yoksa bulaşıkları yıkadı diye mi? Eğer bir insan önce ağzını burnunu çarpıtıp, azarlar tonda konuşup; bütün bunları -evi daha yaşanılır hale koydu- diye ise, bunun adı aşk değildir kardeşim. Sen kendine evi toparlayacak birini arıyormuşsun meğerse, bütün bunlar da hale yola girince 'vayy ne âlâ' diyorsun. Aaa ama hakkını yemeyelim o çok romantik not kağıtlarının! Belki onlar sayesindedir aşık olmasının!
Ya adamın kızın hasta olduğunu, devirdiği camlardan ve kız terk ettikten sonra, evi ıssız adaya kendisini de Robinson Crusoe haline sokmasına ne demeli ya! Ayrı evlerde oturduğu yılışık ''Cuma'' arkadaşı geldi de, onu gerçek hayata dönmek için silkeledi.
Kızın Aids hastası olması ve bu hastalığa dikkatleri çekmek, insanların bu hastalığa karşı olan ön yargılarını kırmak için yapılan bir film olsa... diyeceğim! Ne yazık ki diyemiyorum!
... evet, sonuç olarak oldukça bayat bir 'Kasımda Aşk Başkadır'' versiyonu idi. Üstelik orjinalinin Ahududu adayı olduğunu düşünürsek, yerlisinin ne adayı olduğunu düşünemiyorum.



2 yorum:

Adsız dedi ki...

Hayirdir. Filimde oynadinizda paranızı mı vermediler. Neden yada kimden oykunurse oykunsun. Haticeye değil neticeye bakmak lazim.

Nerde trak Orda bırak dedi ki...

Hayır canım bu filmde oynamak en büyük idealimdi, olmadı şimdi bok atıyorum!!! Netice haticeydi be kardeşim, onu anlatmaya çalışıyoruz.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...